KIYAMET YAKLAŞARAK GELMEKTEDİR – Didem Rahvancı

Gerçek şu ki, kıyamet saati yaklaşarak gelmektedir, onda şüphe yoktur. Gerçekten Allah kabirlerde olanları diriltecektir. (Hac Suresi, 7)

Her an ölüme ve kıyamete daha da yaklaşıyoruz. Fırsatımız varken; dünyaya ait ne varsa hepsinin yok olacağı ve bugüne kadar yaratılmış tüm insanların bulundukları yerden kaldırılıp Allah’a hesap vermek için bir araya toplanacakları kıyamet günü için hazırlık yapmalıyız.

Kıyamet günü iyilikte bulunanlar, yaptıkları iyiliklerin karşılığını eksiksiz olarak bulurlarken, kötülükte bulunanlar ise yaptıkları kötülükler ile aralarında uzak bir mesafe olmasını isteyecekler. İnsanlar yapayalnız ve tek başlarına Allah’ın huzuruna çıkacak ve en ufak bir haksızlığa uğratılmadan herkes hakkında hüküm verilecek.

İnsanları sorgulama (zamanı) yaklaştı, kendileri ise gaflet içinde yüz çeviriyorlar. Rablerinden kendilerine yeni bir hatırlatma gelmeyiversin, bunu mutlaka oyun konusu yaparak dinliyorlar. (Enbiya Suresi, 1-2)

O gün, Allah insanın kendisinin bile hatırlamadığı her hareketini, her düşüncesini onun karşısına çıkaracak.

İnsan unutkandır ama Allah asla unutmaz ve yanılmaz, bu nedenle kimse dünyada işlediği kötülüklerden kaçamayacak. Bir kişi bundan 10 sene önce Allah’ın hoşnut olmayacağı bir sözü söylediğini veya aklından isyankâr bir düşünce geçirdiğini hatırlamayabilir ama hesap günü Allah o sözü de, düşünceyi de – kişi tövbe etmediyse- an an karşısına getirecek:

De ki: “Sinelerinizde olanı -gizleseniz de, açığa vursanız da- Allah bilir. Ve göklerde olanı da, yerde olanı da bilir. Allah, her şeye güç yetirendir.” Her bir nefsin hayırdan yaptıklarını hazır bulduğu ve her ne kötülük işlediyse onunla kendisi arasında uzak bir mesafe olmasını istediği o günü (düşünün). Allah, sizi Kendisi’nden sakındırır. Allah, kullarına karşı şefkatli olandır. (Al-i İmran Suresi, 29-30)

Allah, hepsini dirilteceği gün, onlara neler yaptıklarını haber verecektir. Allah, onları (yaptıklarıyla bir bir) saymıştır; onlar ise O’nu unutmuşlardır. Allah, her şeye şahit olandır. (Mücadele Suresi, 6)

Kıyamet günü, tüm maddesel varlıkların bozulmaya uğrayacakları, yok olacakları bir gündür. Allah’ın bildirdiğine göre, “O gün, zorlu bir gündür; kafirler içinse hiç kolay değildir.” (Müddessir Suresi, 9-10).

Sur’a ilk üfürülüş ile kıyamet anı başlar. En ufak bir depremle bile sokakta sabahlayan insanlar, o gün sarsılmaz dağların paramparça olacağı şiddette sarsıntılarla karşılaşacaklar. Allah o günü Kamer Suresi’nin 6. ayetinde “O çağırıcının ‘ne tanınmış, ne görülmüş’ bir şeye çağıracağı gün…” şeklinde tarif ediyor.

O gün; her yeri ve her şeyi kaplayan, benzeri ne görülmüş ne de duyulmuş bir dehşet yaşanacak. Denizler tutuşturulacak (Tekvir Suresi, 6), gökyüzü erimiş maden gibi olacak (Mearic Suresi, 8), yıldızlar örtülüp (ışıkları) silinecek (Mürselat Suresi, 8), ay kararacak, Güneş ve Ay birleştirilecek (Kıyamet Suresi, 8-9), gök yarılıp açılacak ve kapı kapı olacak (Nebe Suresi, 19), dağlar kökünden sökülüp savrulacak (Mürselat Suresi, 10), ‘etrafa saçılmış’ renkli yünler gibi olacak (Kaari’a Suresi, 5), tüm dünya, üzerinde tek bir tümsek bile kalmayacak hale gelecektir. (Taha Suresi, 107)

Sur’a ikinci kez üfürülmesiyle birlikte, insanlar diriltilmeye ve hesaba çekilmek üzere bir araya getirilmeye başlanacak.

Sur’a üfürüldü; böylece Allah’ın diledikleri dışında, göklerde ve yerde olanlar çarpılıp-yıkılıverdi. Sonra bir daha ona üfürüldü, artık onlar ayağa kalkmış durumda gözetliyorlar. Yer, Rabbinin nuruyla parıldadı; (orta yere) kitap kondu; peygamberler ve şahitler getirildi ve aralarında hak ile hüküm verildi, onlar haksızlığa uğratılmazlar. (Zümer Suresi, 68-69)

İnkar edenler o gün gözleri ‘zillet ve dehşetten düşmüş olarak’, sanki ‘yayılan çekirgeler’ gibi kabirlerinden çıkıp, boyunlarını çağırana doğru uzatmış olarak koşarlarken, Kuran’da bildirildiğine göre “bu, zorlu bir gün” diyeceklerdir (Kamer Suresi, 7-8). Allah’ın onları hesaba çekmek için bir zaman tespit etmediğini sananlar (Kehf Suresi, 48) o gün, kaçacak herhangi bir yer bulamayacaklar. Çünkü artık onlar sonunda varılacak tek yer olan Allah’ın huzurundadırlar. (Kıyamet Suresi, 10-12)

Bazı insanlar asla diriltilmeyeceklerini ve ölümün sonsuza kadar sürecek derin bir uyku olduğunu düşünenler. İşte böyle düşünenler kıyamet saati geldiğinde kendilerine yapılan hatırlatmaların da gerçek olduğunu anlayacaklar:

Derler ki: “Biz çukurda iken, gerçekten biz mi yeniden (diriltilip) döndürüleceğiz?” “Biz çürüyüp dağılmış kemikler olduğumuz zaman mı?” (Nazi’at Suresi, 10-11)

Demişlerdi ki: “Eyvahlar bize, uykuya-bırakıldığımız yerden bizi kim diriltip-kaldırdı? Bu, Rahman (olan Allah)ın va’dettiğidir, (demek ki) gönderilen (elçi)ler doğru söylemiş”. (Yasin Suresi, 52)

Böyle bir günde, hiçbir yakın dost bir yakın dostu sormayacak ve hiç kimse birbirine dostça davranıp, yardım etmeyecek. İnsanlar azaptan kurtulmak için en yakınlarını bile fidye olarak vermeye razı olacaklar ama bunların hiçbiri onlardan karşılık olarak kabul edilmeyecek:

Onlar birbirlerine gösterilirler. Bir suçlu-günahkar, o günün azabına karşılık olmak üzere, oğullarını fidye olarak vermek ister; Kendi eşini ve kardeşini, Ve onu barındıran aşiretini de; Yeryüzünde bulunanların tümünü (verse de); sonra bir kurtulsa. Hayır; (hiçbiri kabul edilmez). Doğrusu o (cehennem), cayır cayır yanmakta olan ateştir:” (Mearic Suresi, 11-15)

Kıyamet gününde hiç kimsenin dünyadaki makamı, unvanı, malı, çocuğu, parası hiçbir şey ifade etmeyecek.  O gün insanlar sadece ve sadece dünya da yaptıkları iyi ve kötü işlere göre ayırt edilecekler. Tüm insanlara, kendilerini yaratan Allah’a kulluk edip-etmedikleri sorulacak. Gizli saklı hiçbir şeyin kalmadığı o gün, dünyada yapılan hataları telafi etmeye kimsenin gücü olmayacak.

Sırların orta yere çıkarılacağı gün; Artık onun ne gücü vardır, ne yardımcısı. (Tarık Suresi, 9-10)

Kıyamet günü kesin bir gerçek ve yaklaşarak geliyor. Dinsiz bir insanın bile burada anlatılan günle karşılaşmaya ihtimal vermesi gerekir. Bir kişinin, “Ben inanmıyorum, o yüzden bu günle karşılaşmayacağım” demesi çok mantıksız. Çünkü bu kişi hiç inanmasa dahi kendi mantığına göre kıyamet günü ile karşılaşmaya yüzde elli ihtimal vermelidir. Kıyamet gününün özellikleri ve cehennemdeki azap düşünüldüğünde, bu günle karşılaşma ihtimali %1 bile olsa o kişinin paniğe kapılarak o günün ve ardından gelecek sonsuz azabın şiddetinden kurtulmaya çaba harcaması gerekir.

Üstelik her geçen saniye, bizleri ölüme ve hesap gününe daha da yaklaştırıyor. Ölüm ve kıyamet her insan için kaçınılmaz bir son. Öyleyse pişman olmadan evvel kıyametiniz ve sonsuz ahiret hayatınız için çaba göstermeyi unutmayın.

İnsanların çoğunun inancının aksine, kıyamet hiç de uzak değil. O gün Dünya ile birlikte, Dünyaya ait olan her şey de yok olacak. Hırslar, istekler, kızgınlıklar, beklentiler, şehvet, düşmanlık ve zevkler sona erecek. Geleceğe yönelik planların bir anlamı kalmayacak. Kıyamet Allah’a döndürüleceğini unutan herkes için, o çok sevdiği, sonsuz hayata tercih ettiği dünyanın, tüm o aldatıcı zenginlikleri, güzellikleri ve meşguliyetleriyle sona erdiği gün olacak. İşte o gün, insanlar Allah’ın varlığına kesin bir biçimde şahit olacak, unutmaya çalıştıkları ölüm günü ile karşı karşıya kalacaklar.

Artık Allah’ı ve ahiret yaşamını unutarak geçirilen kısa ömür sona ermiş olacak ve yeni bir başlangıç herkesi bekleyecek. Bu başlangıç, asla son bulmayacak ve asla inkârcılara mutluluk getirmeyecek. Bu sonsuz yaşamın ilk anından itibaren azap öylesine şiddetli olacak ki, bunu yaşayanlar, azabın yerine “ölümü” ve “yok oluşu” isteyecekler. Bu hayatın başlangıcı kıyamet saatidir. Ve kuşkusuz “kıyamet saati yaklaşarak gelmektedir”. (Hac Suresi, 7)

didemrahvanci@yahoo.com
https://twitter.com/DidemRahvanci
http://didem-rahvanci.com

 

jigolo

VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.22_1171]
Rating: 0 (from 0 votes)

Incoming search terms:

  • kıyamet yaklaşıyor mu